Julius–Claudius Dönemi Mezar Mimarisi

0
71

Julius–Claudiuslar dönemine tarihlenen bazı kolumbarium tipi mezarlarda, ana mezar odasının (cella) üç tarafında yer alan taş banklar dikkat çekmektedir. Bu mezar yapıları genellikle geniş avlular içerisinde konumlandırılmıştır. Banklar, mezar ziyaretleri sırasında yapılan dini törenler ve anma ritüelleri için kullanılmış olmalıdır. Mezar mimarisindeki bu düzenleme, ölü kültünün sosyal yönünü açıkça ortaya koymaktadır Anemurium Nekropolünde Kompleks Mezar Tipleri.

Teraslar ve Üst Kat Düzenlemeleri

Bu mezarların bir kısmında, ya bir üst odaya ya da büyük olasılıkla açık teraslı bir üst kata çıkan merdivenler bulunmaktadır. Ostia’daki mezar yazıtlarında bu tür teraslar için kullanılan vigilium ve solarium gibi terimlere rastlanmaktadır. Bazı mezarların mozaikle kaplanmış düz damları ya da balkonları, bu alanların törenler ve anma günleri için özel olarak tasarlandığını düşündürmektedir. Bu mimari detaylar, Anemurium’daki büyük mezar kompleksleriyle güçlü benzerlikler taşımaktadır.

Anemurium ve Ostia Mezarlıkları Arasındaki Benzerlikler

Anemurium’daki mezar yapıları, sahip oldukları form çeşitliliği ve mimari zenginlik açısından Ostia ve Portus nekropollerine kıyasla daha gelişmiş görünmektedir. Buna rağmen, bu mezarlarda hissedilen dini anlayış ve ritüel geleneği Roma dünyasındaki diğer önemli nekropollerle büyük ölçüde örtüşmektedir. Bu durum, Anemurium’un yalnızca mimari açıdan değil, inanç sistemi bakımından da Roma kültürüyle güçlü bağlara sahip olduğunu göstermektedir Private Sofia Tour.

Nekropol Kilisesi’ne Doğru

Mezarlar hakkında bu bilgileri aktardıktan sonra, görevli kulübesine ulaşmadan hemen önce bulunan uyarı levhasını geçtikten sonra, grubumuz araçtan indirilir ve yamaca doğru kısa bir yürüyüş yapılır. Bu yürüyüş sırasında görülen patika yol, bizi Nekropol Kilisesi’ne ulaştırır. Kilise, nekropol alanının kuzey kıyısında yer almaktadır.

Nekropol Kilisesi’nin Mimari Özellikleri

Bazilika planında inşa edilmiş olan kilise, üç nefli bir yapıdır ve MS 400 yılları civarında, daha eski bir antik yapının üzerine inşa edilmiştir. Günümüze en iyi şekilde ulaşan bölüm, apsis kısmıdır. Yapıda ana inşa malzemesi olarak, fazla işçilik gerektirmeyen yerel kireç taşı kullanılmıştır. Kilisenin güney-kuzey doğrultusundaki uzunluğu 17,60 metre, orta nefin genişliği 5,65 metre, yan neflerin her birinin genişliği ise 2,55 metredir. Orta nef, ikişer gruplar halinde dizilmiş toplam yedi sütun ile taşınmaktadır. Bu durum, günümüzde arazide hâlâ görülebilen sütun kaidelerinden anlaşılmaktadır.

Vaftiz Bölümü ve Mozaikler

Kuzey girişinin sol tarafında yer alan bölümün vaftizhane olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Erken dönem bazilikalarında sıkça karşılaşılan basit geometrik desenli mozaikler, bu yapıda da görülmekte ve dönemin estetik anlayışını yansıtmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz